andrtimus

Hatırası ağır. Buraya çivilensin. Kendimi hep diğerleriyle denkleştirdiğim bu yere. 
          	
          	https://youtu.be/uvqHISGpcZs?si=eEcH7vC7Mmm2sUwV
          	

jeovnth

fircalar ve satirlarin oyuna baktigimda her defasında sok oluyorum.. bu saheserin neden bu kadar dusuk oy aldigini anlayamiyorum, kalemini gercekten begeniyorum ve dun gece tekrardan baslamak istedim ve vakit buldukca devam edecegim, ama her bolumun yeteri kadar-en azından bana gore- cok az oy aldigi icin hayretler icersindeyim daha ne kadar oveyim bilmiyorum o kadar guzel ki kelimelere dokmek bir tık zor.. saheser resmen ve herkesin okumasi gerek (╥﹏╥)

andrtimus

@jungvtae hoş geldin şekerim, ders çalışmaktan iflahım kurumuşken bu bildirimin nefes oldu diyebilirim. Oyları sorun etmiyorum aslında, yorumlar benim için çok daha kıymetli. Ama evet, okunma olarak benim de beklediğimden farklı oldu. Olabilir, mümkündür, yazdığım için mutluyum. Okuyanlar olduğu için de. Öptüm cicim, iyi bak kendine.
Reply

jeovnth

@jungvtae almadigi* bir cumlede daha ne kadar hata yapabilirim acaba??
Reply

jeovnth

yeteri kadar oy almadadigi icin*
Reply

vantexl

Ben hala fici bitirmedim sindire sindire okuyorum belki de bitmesini istemiyorum

vantexl

Her boş vaktinde yazmışsın resmen, merak ettim diğerlerini. Olsun bu fic bile yetiyor. Hayatın koşuşturmaları işte nefes aldığımız tek yer satırlar oluyor.
Reply

andrtimus

@vantexl komple sildiğim kurgular dışında taslaklarda 26 hikaye bulunuyor, ve her biri hiç değilse on bölümüyle hazır. Ama yetişkinlik hayatı sanırım, vakit bulması ve inanması zor. 
Reply

vantexl

O zamanlarını güzel bir şekilde değerlendirmişsin demek ki. Ben senin farklı ficlerini de okumak isterdim doğrusu. Okuma listelerinde ficini görüyorum emin ol ki silmediğin sürece birçok insana ulaşır.
Reply

cigarettesaftervk

Fırçalar ve satırlar sanki benden ve hislerimden bir parça taşıyor, her okumaya gelişimde kendimden yansımalara rastlıyorum bu iki derin ruhun kalplerindeki aynalarda.  

andrtimus

@cigarettesaftervk kendi içindeki detaylara şahit olman hoş, yazdıklarıma bunu ithaf etmense benim açımdan çok daha hoş. Kendimizi kazdıkça elimize bulaşan çamurlar önemli. Şahitlik etmesi de bambaşka hissettiriyor.
Reply

cigarettesaftervk

Kalplerindeki ayna bana ruhumun ve ruhlarının inceliklerini gösteriyor, o hisler silsilesinin içinden uzanan eller de benliğimin en derinine köprü kuruyor, içime işliyor. 
Reply

andrtimus

@cigarettesaftervk o kadar hissederek ve o hislere o kadar kıymet vererek yazdım ki, her değene bir mektup bırakmış gibi oldum. Ayna değil de küçük bir köprü yaparım demiştim, fazlasına şahit olmak bana da nefes oldu. 
Reply

andrtimus

Merhabalar,
          
          Biraz hassas bir konuşma olacağından, sizi uyararak başlıyorum.
          
          Sosyal medya hesaplarımda, burada olanın aksine, siyasi görüşlerimle birlikte var oluyorum çünkü bu hesap benim için zihnimden dökülenleri toparladığım bir yer oldu hep. Bu nedenle, ilk defa, sizinle bir şey hakkında konuşmak istiyorum. 
          
          Özellikle son bir senedir Marksist pencereyi kendime daha yakın bulduğumdan bunun hakkında düşünüp okurken dünyaya buradan bakıyorum. Yalnızca sınırları içerisinde olduğumuz ülke değil, daha Enternasyonel anlamda bu görüşe yatkınım. Okuduğum kitaplar, makaleler, dinlediğim ve izlediğim belgeseller gibi zırvalara hiç girmeyeceğim fakat bilinen anlamıyla Stalin, Lenin ve Che gibi ‘sol’ tabanlı görece fikir adamlarının (eylemsellik bağlamı dışında) izini sürdürdüğü Karl Marx, ırkların burjuvazi tarafından proleter kesimi meşgul etmek ve harladıkları asıl yangını gözlerden ırak tutmak amacıyla üretilmiş sentetik bir fikir akımı olduğunu savunuyor. Bu ‘aryan’ jargonunu şeytan götürsün diyor, çünkü işçinin vatanı olmaz. İşçinin yalnızca sömürülen emeği ve çiğnenen insanı değerleri olur. (Marx’ın işçi tanımının kapsamına göz atın lütfen.)
          
          Bugün Filistin’de yıllar boyu süren zulmün en vahşi boyutu yaşanıyor. Hastaneler, çocuklar, yaşlılar; daha da ötesinde elinde taştan başka silahı bulunmayan siviller kimsenin ölüsüne ulaşamayacağı kadar acımasız bir şekilde öldürülüyor. 

andrtimus

 12 kilometreyi yürüyerek gelip de faşist devletin elinden yiyecek aldıktan sonra arkasını döndüğü an vurulan Amir, gerekli ilaçlar tedarik edilmediğinden vücudunda yaralar çıkan en fazla on beş yaşındaki çocuklar, yardım sıralarında bombalanan ve açlıktan karnına taş bağlamış onca insan, yakın zamanda basın mensubu Enes es-Şerif ve onlarca gazeteci dava arkadaşı, yanarak öldürülen binlercesi, her gün katledilen yüzün üzerindeki can, binlerce yetim, binlerce kimsesiz. Bunların hepsi bir ırka karşılık değil, bir insanlığa karşı yürütülen soykırımlar. Sadece öyle pazarlanıyor, mevzu Filistinliler’miş gibi, çünkü insanlar ancak böyle bir ideolojiyle o vahşeti masum bir zemine çekebiliyor.
            
            Maddi bir yardım yapmak mümkün olmayabilir, bunu tercih etmeyecek kişiler de olabilir, kaldı ki işgalci devlet sınır kapılarının üzerindeki ambargosunu kaldırmadığı müddetçe insanlar sınırlı ulaşabildikleri unlar haricinde erzağa kavuşamayacaklar. Fakat dünyaya duyurulmaya çalışılan bu katliamın seyircisi değil de dinleyicisi olmak mümkün. Sosyal medya desteği sağlayarak.
            
            Aynı görüşler, farklı görüşler. Bunların hepsi dünyanın gerçeği. Ancak benzer bir noktadaysak aşağıda Twitter hesabını bırakacağım basın mensuplarının hesabını takip edebilirsiniz. Burjuvaların yarattığı dünyada bundan ötesini yapmak ihtimal dahilinde değil. Şimdilik. Kentsoylular teslim olmadan, mümkün değil.
            
            Sizi seviyorum, beni tanıyorsunuz. Ben de sizi. Paralellerimizin yaklaşık olduğunu biliyorum.
            
            İnsanca var olmak mümkün. “Yaşamak umurumdadır.”
Reply

deftonsv

arka plan çok hoş durmuş

andrtimus

Bir renk yansıtmak hoş 
Reply

deftonsv

renkleri de
Reply

andrtimus

@deftonsv hissiyatı benzer 
Reply

quinjunx

quinjunx

Buraya, dev bir eleştiri odağımı oluştursa da sadece tanrı öldü demek istedim. Çelişkiler kilit taşlarımız, yegane amacımız tümünü zihnimizde yeşertmekmiş gibi. 
Reply

andrtimus

@quinjunx bazı filmler sanki izleyince bambaşka bir insan olacağımızı hissettiriyor. Eski bir yapım vardı, çok güzel bir alıntısını gördüğümden başladım ama bir film bu kadar mı bir şey anlatmaz… Sinematografi her şey değilmiş işte. Bu takıntılar da insana dahil. Sanırım Hay bin Yakzan’da okumuştum, tanrı her bir parça ruhu dolayısıyla bütün insanlıktır diye. Köklerimiz buraya çıkıyor. Bu çelişkileri düşünmek hoş.
Reply

quinjunx

Sanırım, ilk kez yazdığın bir şey yüreğime ağır geldi. Rengine bakmaksızın film çekemezliğimle kendime çileler çektirerek izlemiştim, neden bu denli izlemeye taktığımı bile bilmiyorum zamanında. Basitliğinin bir gücü vardı, sahneleri tüm tarihten fazla anlam gizliyor gibiydi benim için. Evet, odakta bir insanın ruhunu hissediyoruz lakin durdukları çizgiler bambaşkayken kökleri aynı yere varıyor. Dediğim gibi, sezgisel fakat ağırlığı da çarptıkları da aydınlanacak ve oturacaktır zamanla. 
Reply