kumarhane

düzelmek falan yalan, 

kumarhane

mezarda çiçekler var. 
Reply

kumarhane

ölüm gibi gözleriniz... "bu bir, iltifat mı?" hayır bayım, bu bir iltifat değil. siz ölümün ta kendisisiniz. ah, ne zor şimdi bunları size anlatmak. sessiz bir intihar gibiydi gidişiniz. o günden beri kalbimi uzun ve korkunç duvarların arasında saklıyorum. ve artık o kadar korkunç gelmiyor o  duvarlar. kendimden ve kalbimden bir hayli uzağım. bir hataydı sevmek. o simsiyah kalbinize, papatyalar açtırmak imkansıza yakındı. artık, gülemiyorum. artık, sevemiyorum. artık, ağlayamıyorum.  artık, kahkahalar atamıyorum bayım. bakmayın öyle gözlerime. zira ben daha hiçbir şey anlatmadım. siz, sizi seven kadını çoktan öldürdünüz. boğdunuz onu.  nefessiz bıraktınız. çırpındı önce, kurtulmak istercesine, bakmadınız gözyaşlarına. gözlerinizdeki acımasızlığı gördü ve çırpınmayı bıraktı. bilemezsiniz siz. sahi, siz hiçbir şeyi bilemezsiniz. ben, katilimi sevdim, ölümüm kaçınılmazdı. inanmak istedim, aşk ve güzelliğe. oysa ben şimdi bunlardan çok uzağım. gözlerimden okunmaz artık hüznüm. 

kumarhane

çiçekleri izlemiyorum. 
Reply

kumarhane

artık hiç olmayacak hayaller kurmuyorum. 
Reply

kumarhane

siz, içimdeki mutlu kız çocuğunu çoktan boğdunuz. 
Reply

kumarhane

70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana, 80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım. 

kumarhane

90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır, dökerdim avuçlarına, 21. yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilmiyorum. içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla. 
Reply